Ortodonti

Ortodonti; diş, çene ve yüz bölgesindeki çapraşıklık, uyumsuzluk ve asimetrilerin teşhis ve tedavisiyle ilgilenen diş hekimliği uzmanlık dalıdır. Bu tedavi; dental dizilimdeki düzensizliklerin giderilmesi, çiğneme ve fonasyon (konuşma) fonksiyonlarının iyileştirilmesi ile solunum mekanizmasının desteklenmesi amacıyla endikedir. Ortodontik problemler klinik olarak dişsel ve iskeletsel (kemiksel) olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilir. Dişsel bozukluklar (çapraşıklık, diastema, derin, açık veya çapraz kapanış) her yaş grubunda tedavi edilebilirken; alt veya üst çenenin konumlanma hatalarından kaynaklanan iskeletsel anomalilerin tedavisi için büyüme ve gelişimin devam ettiği ergenlik öncesi dönem (7-8 yaş civarı ilk muayene ile birlikte) en ideal süreçtir.

Klasik ortodontik tedavilerde dişlerin planlanan doğrultuda hareketini sağlamak amacıyla diş yüzeyine adeziv sistemlerle yapıştırılan yapılara braket adı verilmektedir. Metal braketlerin yanı sıra hastaların estetik beklentilerini karşılamak üzere geliştirilen diş rengindeki porselen braketler de klinik uygulamalarda sıklıkla tercih edilmektedir. Tedavi süresi, anomali türüne ve hastanın tedaviye gösterdiği biyolojik yanıta göre değişkenlik göstermekle birlikte, dişsel bozukluklarda ortalama 12 ila 18 ay arasında tamamlanmaktadır. İskeletsel bozuklukların düzeltilmesi ise büyümenin yönlendirilmesini içeren ağız içi veya ağız dışı aygıtların (aparey) kullanımını kapsayan iki aşamalı bir prosedür gerektirdiğinden, tedavi planlaması daha uzun bir sürece yayılabilmektedir.

Gelişen dental teknolojiyle birlikte alternatif bir yöntem olarak öne çıkan şeffaf plak tedavisi (telsiz ortodonti), dijital üç boyutlu tarayıcılar ve analiz yazılımları yardımıyla yürütülen modern bir yaklaşımdır. Bu yöntemde, klasik tel ve braket mekanizmaları kullanılmaksızın, kişiye özel üretilen ardışık şeffaf plaklar vasıtasıyla kontrollü diş hareketleri gerçekleştirilir. Çapraşıklıklar, aralıklı diş yapısı, çene arkı darlığı ve kapanış bozuklukları gibi birçok ortodontik vaka bu dijital sistemle tedavi edilebilmektedir. Şeffaf plakların takılıp çıkarılabilir yapıda olması, hastaya yemek yeme esnasında konfor sağlarken ağız hijyeninin korunmasını kolaylaştırmakta, klasik tellere bağlı mukoza yaralanması ve hassasiyet riskini azaltmakta ve dijital simülasyonlar sayesinde tedavi sonu görünümün başlangıçta öngörülmesine olanak tanımaktadır.