İmplantoloji

Dental implantlar, eksik dişlerin fonksiyonunu geri kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve vücutla yüksek biyouyumluluğu bulunan titanyum yapılardır; bir anlamda suni diş kökü vazifesi görürler. Bu tedavi yöntemi; tek diş eksikliklerinde, kısmi diş kayıplarında veya tüm çeneyi kapsayan total dişsizlik durumlarında uygulanabilmektedir. Hastanın implanta uygunluğu, detaylı klinik muayene ve dental tomografi gibi radyolojik tetkikler neticesinde belirlenir. Uygulama yapılacak bölgede yeterli ve sağlıklı kemik dokusunun bulunması temel şarttır; kemik hacminin yetersiz olduğu vakalarda ise greftleme (kemik tozu) veya sinüs lifting (sinüs boşluğunu yükseltme) gibi ileri cerrahi yöntemlerle gerekli anatomik zemin hazırlanarak tedavi gerçekleştirilir.

İmplant cerrahisi, genellikle lokal anestezi altında, yalnızca işlem yapılacak bölgenin uyuşturulmasıyla gerçekleştirilen standart bir uygulamadır; ancak aşırı öğürme refleksi olan ya da çoklu implant yerleştirilecek hastalarda sedasyon veya genel anestezi de tercih edilebilmektedir. Enfeksiyon bulunmayan ve uygun koşullara sahip vakalarda diş çekimiyle aynı seansta implant yapılabilirken, riskli durumlarda çekim sonrası 3 ila 6 ay beklenmesi gerekir. Üst çene arka bölgedeki kemik erimelerinde, dikey kemik yüksekliğini artırmak amacıyla kapalı (2-3 mm’lik yetersizliklerde) veya açık (3 mm’den fazla yetersizliklerde kemik penceresi açılarak) sinüs lifting operasyonları yürütülür. Cerrahi işlemin ardından titanyumun kemikle tam olarak kaynaşması (oseointegrasyon) için alt çenede 3-4 ay, üst çenede ise 4-6 ay arası bir bekleme süresinin ardından kalıcı protez aşamasına geçilir.

Literatürde başarı oranı %98 olarak belirtilen implant tedavisinde, vücudun titanyumu reddetmesi biyolojik olarak söz konusu olmayıp, olası başarısızlıklar genellikle yetersiz ağız hijyeni, aşırı sigara-alkol tüketimi veya cerrahi prosedür hatalarından kaynaklanmaktadır. Operasyon sonrasında bireyin bağışıklık sistemine ve yapılan implant sayısına bağlı olarak 2-3 gün boyunca hafif ağrı ve yüzde şişlik görülmesi normal kabul edilir ve bu süreç hekim tarafından önerilen ilaçlarla kontrol altına alınır. Diş çekiminin ardından implant tedavisinin uzun süre ertelenmesi, boş kalan çene kemiğinde işlevsizliğe bağlı erimelere (kemik kaybına) yol açar ve komşu dişlerin boşluğa doğru hareket ederek dizilim bütünlüğünü bozmasına neden olur; bu fizyolojik kayıpları önlemek adına çekimden sonraki ilk 6 ay içinde implant planlamasının yapılması klinik olarak tavsiye edilir.