Gülüş Tasarımı
oplumsal ilişkilerde ve bireysel özgüvenin artırılmasında ilk intiba önemli bir rol oynamakta, estetik ve uyumlu bir gülümseme bireyin kendini ifade etmesini kolaylaştırmaktadır. Diş hekimliği ile estetik ilkelerin bir arada uygulanmasıyla gerçekleştirilen gülüş tasarımı, kişinin sağlığını ve doğallığını gözeterek en uygun fiziki görünümün kişiye özel olarak planlanması sürecidir. Bu tasarım sürecinde hastanın cinsiyeti, yaşı, yüz yapısı, dudak, yanak ve burun gibi çevre dokularının anatomisi ile diş etlerinin renk ve konturu gibi birçok bireysel unsur bir bütün olarak değerlendirilmektedir.
Zaman içerisinde çay, kahve, sigara tüketimi veya ilaç kullanımları nedeniyle oluşan lekelenmeler, travmalar, diş sıkmaya bağlı aşınmalar ve yaş almaya bağlı olarak gelişen çene kemiği erimeleri ile yanak çökmeleri estetik bir gülüşün önüne geçebilmektedir. Gülüş tasarımı uygulamalarında, kadın ve erkek anatomisindeki farklılıklar göz önünde bulundurularak yüz hatlarıyla tam bir uyum hedeflenir. Bu doğrultuda, erkek hastalarda anatomik yapıya uygun olarak daha keskin ve belirgin hatlara sahip diş formları tercih edilirken, kadın hastalarda ise daha yuvarlak ve yumuşak geçişli hatlar ön plana çıkarılmaktadır.
Mevcut ağız ve yüz görünümünden memnun olmayan her yaştan bireye uygulanabilen bu tedavi konsepti, dişsizlik vakalarında implant destekli çözümlerle de işlevsel ve estetik sonuçlar sunabilmektedir. Süreç içerisinde hastanın iskelet ve ağız yapısının elverdiği ölçüde; zirkonyum veya porselen kaplamalar, yaprak porselenler (lamina), bonding uygulamaları, lazerle diş beyazlatma (bleaching), diş eti estetiği (gingivektomi/gingivoplasti) ve destekleyici botoks gibi farklı klinik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Tüm bu uygulamalar; dişlerin simetrisi, boyut oranları, gülüş hattı, gülüş genişliği ve altın oran kuralları gibi geometrik ve fiziksel kriterler temel alınarak yapılandırılmaktadır.

